İlkay Dikmen Yetik

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti, Ankara

İlkay Dikmen Yetik, Dil ve Konuşma Terapist ve Uzmanı, Ankara

Yazı ve Makaleler

Her insan bir engelli adayıdır çünkü engelli olmak bir seçim değildir
Otizm Farkındalığı
Koklear İmplant Takılan Bebek Annesinin Sesini Duyduğunda…
21 Mart Down Sendromlular Günü
Dil ve Konuşma Terapisti Kimdir?
21 Mart Down Sendromlular Günü

Geçtiğimiz hafta 21 Mart günü down sendromlular günüydü. Ülkemizde de down sendromluları anlamak ve onlarla ilgili farkındalığımızı arttırmak adına birçok aktivite düzenlendi. Down sendromlularla ilgili birkaç yazıyı daha önce sizlerle paylaşmıştım. Ancak bu özel gün nedeniyle ben de down sendromlular hakkında bazı bilgileri burada kısaca tekrarlamak istedim.

Geçtiğimiz hafta 21 Mart günü down sendromlular günüydü. Ülkemizde de down sendromluları anlamak ve onlarla ilgili farkındalığımızı arttırmak adına birçok aktivite düzenlendi. Down sendromlularla ilgili birkaç yazıyı daha önce sizlerle paylaşmıştım. Ancak bu özel gün nedeniyle ben de down sendromlular hakkında bazı bilgileri burada kısaca tekrarlamak istedim.

Down sendromu bir kromozom anomalisi sonrasında ortaya çıkmaktadır. Down sendromlu bireylerin kas tonuslarında bir düşüklük söz konusudur. Buna göre oral motor kasları da normallere kıyasla daha gevşek yapıdadır. Bu kasların güçlendirilmesi, dil ve konuşma gelişimi için önemlidir. Çoğu down sendromlu bireyde yüksek damak ve normalden büyük dil görülebilmektedir. Dilin büyük olması; dilin çoğunlukla dışarıda durması ve seslerin normalden farklı sesletilmesine sebep olmaktadır. Oral seslerin (/b/, /p/, /m/ gibi) çift dudak yerine dil-dudak olarak üretilmesi bu durumda sıklıkla gözlenebilen bir durumdur. Dil dışarıda olduğunda dudak kasları da olmaları gereken güce erişememektedirler. Bunlara ek olarak, dili büyük olan down sendromlu bireyler, özellikle /s/, /ş/, /z/ seslerinde dil dışarıda sesletme gibi, diğer seslerin sesletiminde de bozukluklar gösterme eğilimindedirler. Ek bir bozukluğu olmadıkça, down sendromlu bireylerin çoğu konuşmaktadır. Genellikle kelime dağarcıkları iyi, alıcı dilleri ifade edici dillerine göre daha iyi, iletişimleri iyi iken cümle yapılarında, dilbilgisinde zorlanmakta ve telegrafik konuşmayı kullanmaktadırlar. Konuşmalarının anlaşılırlıkları düşüktür ama burada yine bireysel farklar olacağı akılda tutulmalıdır.

Down sendromlu çocukların dil gelişimi normal çocukların dil gelişimi gibi olmaktadır. Ancak bahsettiğimiz özelliklerinden kaynaklı olarak dil ve konuşma açısından desteklenmeleri gerekmektedir. Ailelerin çocuklarının dillerini içeri sokmaları için onları sıklıkla teşvik etmeleri, bu konuda uyarmaları ve oral-motor kaslarını geliştirmeye yönelik egzersizler yaptırmaları önemlidir. Down sendromlu bireyler işitselden çok görsel olarak öğrenen bireylerdir. Kısa dönem işitsel hafızaları çok iyi olmadığı için, öğretilmek istenilen bilgilerin görsellerle desteklenmesi bilginin kalıcılığını arttıracaktır. Yapılan çalışmalar, down sendromlu bireylerin okumayı öğrenmelerinin dil ve konuşma gelişimleri açısından önemli bir destekleyici olduğunu da göstermektedir. Geçtiğimiz hafta 21 Mart günü down sendromlular günüydü. Ülkemizde de down sendromluları anlamak ve onlarla ilgili farkındalığımızı arttırmak adına birçok aktivite düzenlendi. Down sendromlularla ilgili birkaç yazıyı daha önce sizlerle paylaşmıştım. Ancak bu özel gün nedeniyle ben de down sendromlular hakkında bazı bilgileri burada kısaca tekrarlamak istedim.

Down sendromu bir kromozom anomalisi sonrasında ortaya çıkmaktadır. Down sendromlu bireylerin kas tonuslarında bir düşüklük söz konusudur. Buna göre oral motor kasları da normallere kıyasla daha gevşek yapıdadır. Bu kasların güçlendirilmesi, dil ve konuşma gelişimi için önemlidir. Çoğu down sendromlu bireyde yüksek damak ve normalden büyük dil görülebilmektedir. Dilin büyük olması; dilin çoğunlukla dışarıda durması ve seslerin normalden farklı sesletilmesine sebep olmaktadır. Oral seslerin (/b/, /p/, /m/ gibi) çift dudak yerine dil-dudak olarak üretilmesi bu durumda sıklıkla gözlenebilen bir durumdur. Dil dışarıda olduğunda dudak kasları da olmaları gereken güce erişememektedirler. Bunlara ek olarak, dili büyük olan down sendromlu bireyler, özellikle /s/, /ş/, /z/ seslerinde dil dışarıda sesletme gibi, diğer seslerin sesletiminde de bozukluklar gösterme eğilimindedirler. Ek bir bozukluğu olmadıkça, down sendromlu bireylerin çoğu konuşmaktadır. Genellikle kelime dağarcıkları iyi, alıcı dilleri ifade edici dillerine göre daha iyi, iletişimleri iyi iken cümle yapılarında, dilbilgisinde zorlanmakta ve telegrafik konuşmayı kullanmaktadırlar. Konuşmalarının anlaşılırlıkları düşüktür ama burada yine bireysel farklar olacağı akılda tutulmalıdır.

Down sendromlu çocukların dil gelişimi normal çocukların dil gelişimi gibi olmaktadır. Ancak bahsettiğimiz özelliklerinden kaynaklı olarak dil ve konuşma açısından desteklenmeleri gerekmektedir. Ailelerin çocuklarının dillerini içeri sokmaları için onları sıklıkla teşvik etmeleri, bu konuda uyarmaları ve oral-motor kaslarını geliştirmeye yönelik egzersizler yaptırmaları önemlidir. Down sendromlu bireyler işitselden çok görsel olarak öğrenen bireylerdir. Kısa dönem işitsel hafızaları çok iyi olmadığı için, öğretilmek istenilen bilgilerin görsellerle desteklenmesi bilginin kalıcılığını arttıracaktır. Yapılan çalışmalar, down sendromlu bireylerin okumayı öğrenmelerinin dil ve konuşma gelişimleri açısından önemli bir destekleyici olduğunu da göstermektedir. Down sendromu bir kromozom anomalisi sonrasında ortaya çıkmaktadır. Down sendromlu bireylerin kas tonuslarında bir düşüklük söz konusudur. Buna göre oral motor kasları da normallere kıyasla daha gevşek yapıdadır. Bu kasların güçlendirilmesi, dil ve konuşma gelişimi için önemlidir. Çoğu down sendromlu bireyde yüksek damak ve normalden büyük dil görülebilmektedir. Dilin büyük olması; dilin çoğunlukla dışarıda durması ve seslerin normalden farklı sesletilmesine sebep olmaktadır. Oral seslerin (/b/, /p/, /m/ gibi) çift dudak yerine dil-dudak olarak üretilmesi bu durumda sıklıkla gözlenebilen bir durumdur. Dil dışarıda olduğunda dudak kasları da olmaları gereken güce erişememektedirler. Bunlara ek olarak, dili büyük olan down sendromlu bireyler, özellikle /s/, /ş/, /z/ seslerinde dil dışarıda sesletme gibi, diğer seslerin sesletiminde de bozukluklar gösterme eğilimindedirler. Ek bir bozukluğu olmadıkça, down sendromlu bireylerin çoğu konuşmaktadır. Genellikle kelime dağarcıkları iyi, alıcı dilleri ifade edici dillerine göre daha iyi, iletişimleri iyi iken cümle yapılarında, dilbilgisinde zorlanmakta ve telegrafik konuşmayı kullanmaktadırlar. Konuşmalarının anlaşılırlıkları düşüktür ama burada yine bireysel farklar olacağı akılda tutulmalıdır.

Down sendromlu çocukların dil gelişimi normal çocukların dil gelişimi gibi olmaktadır. Ancak bahsettiğimiz özelliklerinden kaynaklı olarak dil ve konuşma açısından desteklenmeleri gerekmektedir. Ailelerin çocuklarının dillerini içeri sokmaları için onları sıklıkla teşvik etmeleri, bu konuda uyarmaları ve oral-motor kaslarını geliştirmeye yönelik egzersizler yaptırmaları önemlidir. Down sendromlu bireyler işitselden çok görsel olarak öğrenen bireylerdir. Kısa dönem işitsel hafızaları çok iyi olmadığı için, öğretilmek istenilen bilgilerin görsellerle desteklenmesi bilginin kalıcılığını arttıracaktır. Yapılan çalışmalar, down sendromlu bireylerin okumayı öğrenmelerinin dil ve konuşma gelişimleri açısından önemli bir destekleyici olduğunu da göstermektedir.